Ana Menü
Köşe Yazıları
Sayac



İstatistikler Yükleniyor ..!

Egîdê Cimo

Egîdê Cimo: Kavalın Piri

 

Mîrê Bilžrê, Türkçesiyle söylersek Kavalın Miri olarak bilinen 76 yaşındaki Egîdê Cimo, vatanına dönüyor. Doğup büyüdüğü Ermenistan'ın başkenti Erivan'daki hayatını 'Hiçbir şey insanın vatanı gibi olmaz' sözleriyle özetliyor Cimo. 10 yaşında müzik dünyasına adım atan Cimo, 23 yaşında Erivan Radyosu'nda kaval çalmaya başlar. O zamandan beri kavalla sesini duyuran Cimo, yaşamının geri kalanını kendisi için manevi değer taşıyan Diyarbakır'da tamamlamak istiyor. Kürt müziğinde kavalın ustası olarak tanınan Egîdê Cimo, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'in daveti ve Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) ile Her Yerde Sanat (HYS) organizasyonuyla Diyarbakır'a geldi. Ermenistan'ın başkenti Erivan'da yaşayan Cimo, 2 Şubat'ta düzenlenen dayanışma gecesinde Diyarbakırlılarla geleneksel Kürt müziği ziyafeti yaşamıştı. 10 yaşında kendisinin yaptığı 'Fiq' adlı kavalıyla köyde komşularına konser vermeye başlayan Cimo, 23 yaşında Erivan Radyosu'nda çalmaya başladıktan sonra artık müzik yaşamına resmen başlamış oldu. Ömrünün büyük bir bölümünü Erivan'da geçiren 76 yaşındaki Cimo, 'Artık Diyarbakır'a yerleşmek istiyorum' diyor. Cimo, 1918'de Van'ın Muradiye (Bêrgirî) ilçesinden Ermenistan'ın başkenti Erivan'a göç etmek zorunda kalan ailesinin göç öyküsünü şu sözlerle anlatıyor: 'Muradiye'de yaşanan depremden sonra ailem, Ermenistan'a göç etti ve oraya yerleşti. Ben de 1932 yılında burada doğdum. Çocukluğum orada geçti. Kaval çalmaya da orada başladım. Yaklaşık 10 yaşlarında başladım ve bu yaşlarda düğünlerden, masallardan, türkülerden çok hoşlanıyordum. Mem ž Zin gibi destanları duyuyordum büyüklerden. Çok etkilenirdim.' Yaşadıkları köyde bulunan nehir kenarındaki sazlıkta rüzg‰rın etkisiyle kamışlardan çıkan sesin kendisine esin kaynağı olduğunu dile getiren Cimo, henüz 10 yaşındayken 'Fiq' denilen kavalını yapar. Kavalını yaptıktan sonra sevincinden ne yapacağını bilemediğini söyleyen Cimo, müziğe attığı bu ilk adımını ve köy halkına verdiği konserleri şu sözlerle anlatıyor: 'Daha sonra kuzuları otlatırken ve sağda solda çalmaya başladım. Arkadaşlara, dostlara çala çala artık biraz ilerletmiştim kavalı. Daha sonra evimizin damına çıkıp köylülere konser vermeye başladım. Köylüler beni gördüklerinde 'Kalkın Egîd dama çıktı' derlerdi. Çünkü kavalın sesi akşamları çok güzel çıkıyordu. Sonradan öğrendiğim Kars yöresine ait bir kaval makamı olan 'Kuram Çaye'yi, 10 yaşındayken okudum.'

'Karapetê Xaço beni mestetti'

Birçok makamı akademik eğitim almadan öğrenen Cimo, kısa süre sonra köylere giderek düğünlerde kaval çalmaya başlar. 'Şamile Beko diye biri vardı. Saz çalardı düğünlerde. Köyümüzde de tanınan biri olan Beko, bizim köye geldiğinde ona söylemişler, böyle kaval çalan bir genç var diye. O da beni dinledi ve yanına aldı' diyen Cimo, 1955'te Erivan Radyosu'nda çalmaya başlayınca, giderek tanınan biri olur. 8 yıl radyoda gayri resmî bir şekilde çalışan Cimo, bir yandan da gittiği kolejde senfonik orkestra üzerine 5 yıl süren eğitim aldığını söylüyor. 'Gidip dengbêj ve kılam arıyordum' diyen Cimo, Kürt edebiyatı ve müziğinde sözlü anlatımda önemli bir yere sahip olan dengbêj geleneğinin önemli temsilcilerinden Karapetê Xaço ile tanışır. Köy köy dengbêj arayan Cimo, 'İyi kılam söyleyen biri var' duyumları üzerine halasının da yaşadığı Xaço köyüne gider. Cimo, 'Tarif ettikleri yere vardığımda Karapetê Xaço, bahçede toprak kazıyordu. Tabii oturup sohbet etmeye başladık. O'na dengbêj aradığımı, sesini dinlemek için geldiğimi söyledim. O da beni kırmayıp bir kilam söyledi. O zaman bana 'Lawkê Metinê' kilamını söyledi. Tabii o anda sesi beni mestetti. Dedim ki, ben de böyle birini arıyordum. O'nu alıp radyoya götürdüm. Kilamlarını yazıp kayıt altına aldık. Karapetê Xaco'yla böylece tanıştık. 1957-58 yıllarıydı' diyor.

'
Diyarbakır'a gelmek bir onurdur'

Xaço'nun seslendirdiği ezgilerin içerisinde ağaların, beylerin isimleri geçtiği için 'siyasi' bulunarak Erivan Radyosu'nda çalmasına izin verilmediğini dile getiren Cimo, ancak daha sonra bu tür ezgilere yer verildiğini kaydetti. Kendi gençliği ve çocukluğundaki dönemlere özlem duyan Cimo, 'Eski günlerin aşkı, tadı başkaydı. Ben en çok o zamanların düğünlerini, Kürt giysilerini, o zamanki arkadaşları özlüyorum' diyerek geçmişe hasretini dile getirdi. Karapetê Xaço'nun sürekli Kürt olduğunu söylediğini ifade eden Cimo, Filitê Kuto ile de birlikte çalıştıklarını ancak Kürtler için önemli bir yere sahip olan bu sanatçılara sahip çıkılmamasına karşın
Diyarbakır'a davet edilmesinin kendisini onurlandırdığını belirtti. 2003 yılında Kültür Sanat Festivali dolayısıyla Diyarbakır'a gelen Cimo, 2 Şubat'ta verdiği konser nedeniyle mutluluğunu dile getirirken, 'Kanatlarım olsa uçardım herhalde' dedi. Ermenistan'da Kürtlerle Ermenilerin kardeşçe yaşadıklarını ifade eden Cimo, 'Oradaki Kürtler serbest yaşıyorlar. Kimse onlara karışmıyor, gazeteleri, radyoları var. Ermeniler ve Kürtler kardeşçe yaşıyorlar. Ama tabii hiçbir şey insanın vatanı gibi olamaz. Herkes buraları bırakıp gitmiş. Bu durum iyi değil. Biz parçalanmışız, bir yakınımız öldüğünde bazıları gelip yakınlarının taziyesine bile katılamıyor. Bu, çok kötü bir durum' dedi. Eşini yıllar önce kaybeden ve Erivan'da yalnız yaşayan Cimo, Diyarbakır'a yerleşmek istiyor
.



Üye Girişi
E-Bülten
  • BİZE ULAŞIN

  • info@samandoken.com

www.teknovizyon.net/
YukariCik