samandoken.com kapat
  ANA SAYFA FORUM  
Samandöken Köyü Web Sitesi
ANA SAYFA KÖYÜMÜZ DÜĞÜNLERİMİZ FORUM ZİYARETCİ DEFTERİ İLETİŞİM

ÜYE GİRİŞİ

DUYURU

ANAMENÜ

....

   ZİYARETÇİ DEFTERİ

Adınız Soyadınız :
E-Mailiniz : *Gizli Tutulacaktır !
Nerden :
Mesajınız :
 
Güvenlik Kodu :
    Lütfen Güvenlik Kodunu Giriniz
 



 

   DEFTERE YAZILANLAR

 
Mustafa AYDIN (Gebze-Kocaeli) 04.06.2014
Herkese merhabalar. Öncelikle kötü hava koşullarına rağmen köy pikniğimizin kazasız, belasız ve oldukça keyifli geçmesi çok güzel oldu. Sayın Sunay Polat’ın bahsettiği konular hakkında bende düşüncelerimi ve eleştirilerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Sayın Sunay POLAT sizinde belirttiğiniz gibi derneği sahiplenme yönüyle yöneticinin veya başkanın kim veya kimlerden olduğunun önemi yoktur. Bu yönüyle ille de yönetimle bir kan bağı ilişkisi de aranmamalıdır. Aynı şekilde geçmişte yaşanmış bir takım sorunların etkisinde kalmak yada sorunları bu ortama yansıtmakta doğru değil. Bu yönüyle asil olan dernek tüzel kişiliğidir. Bireyler geçicidir. Sadece iz birakanlar kalıcıdır. Dernek yöneticilerinin bu birliğin ve beraberliğin devam etmesi için gerçekten çok çaba sarf ettiği de inkar edilemeyecek bir gerçektir. En basitinde düğünlere biz eğlenmeye yada buluşmaya giderken onlar acaba kaç kişiden aidat alabiliriz diye yola çıktıklarını da biliyor ve görüyoruz. Bu emek inkar edilmez. Bu çaba ve uğraşlardan dolayı emeği geçenlere teşekkür ederim. Özelliklede sayın Tekin Karakuş, İsmail Usanmaz ve Ali Sultan Taşdemir’e. Diğerleri alınmasın hepimiz biliyoruz ki çalışanla-çalışmayan veya bilenle-bilmeyen dünyanın hiçbir yerinde aynı kefeye konmaz. Belki de diğerleri bir proje üretmek için ar-ge çalışmaları yapıyorsa bilemiyoruz affınıza sığınıyoruz. Görev sonlarına kadar beklemek durumundayız. Katılım konusuna gelince; pikniğe ve genel kurula katılımdaki renk tonlarına bakıldığında hala daha sülalecilik mantığından kurtulamadığımızı söyleyebilirim. Geneline bakıldığında kendi içinde dernekleşen veya adına aile birliği denen yapılanma içine girenlerin böylesi etkinliklerden koptuğunu söylemek mümkündür. Başkanın başka bir sülaleden olmasından dolayı katılım sağlanmaması bence ne dernekleşme mantığıyla nede toplumsal ahlakla bağdaşır bir yanı yoktur. Ölen her köylümüz için bir mesaj ki hiç mesaj yazılmayan köylülerimizde yakın zamanda oldu dünkü ölen köylümüz için ayrı 2 mesajın köylüler tarafından nasıl algılanacağını düşündünüz mü? Diğer bir konu düğün davetiyeleri dağıtmak yerine cep telefonlarına gelen sms lerin ön plana çıkarılarak hem köylüleri bu yükten kurtarmak hemde derneğe bir bütçe kaynağı oluşturmak adına bir önerim olmuştu yönetim olarak sizinle paylaşmama ve olumlu bulmanıza rağmen bir olumlu yada olumsuz cevap yazmadınız. Bence bu ikili üçlü adına kulis mi demek lazım yoksa dedikodu mu bilemiyorum ama buraya olumlu yada olumsuz iki satır yazı yazmalıydınız. Para toplamak için 50 yola başvurmak çok mu hoşunuza gidiyor? Eleştiri konusuna gelince; Piknik alanındaki wc(tuvalet) konusundaki sıkıntı sizinde dikkanizi çekmiştir. Oraya wc getirmek için ilgili kurumlara bir başvurunuz odlu mu? Yada size orayı kiraya verenlere böyle bir şikayetinizi ilettiniz mi? Yoksa köydeki gibi ağaç diplerine gidenleri görmek normal miydi? Bir hasret giderme, buluşma ve eğlenme yönüyle güzeldi. Ancak kültürel anlamda bana göre çokta bir anlam ifade etmiyordu. Şöyleki; siz bilerek yada bilmeyerek bir kültürü yaşattığınızı sanıyorsunuz yada en azından yaşatmaya çalıştığınızı iddia ediyorsunuz bence bu konuda yanılıyorsunuz. Çünkü siz kendi toplumunuzla konuşurken bile anadilinizle konuşmuyorsunuz yada konuşamıyorsunuz. Ana diliyle konuşan tek kişi çıkmadı. Şimdi hem kültürünüzü yaşatmaktan bahsedeceksiniz hem de kültürün temeli olan dilinizi konuşamayacaksınız yada konuşmayacaksınız yani yaşatmak için hiçbir şey yapmayacaksınız. Gülelim mi ağlayalım mı? Oysaki hepiniz dünyayı ve çevrenizdekileri ilk o dille yorumladınız o dille düşündünüz. Bilmek gerekir ki bir milleti millet kılan, bir kültürü farklı kılan en temel yapı taşı dildir. Hem de o dil ve kimlik uğruna ölümlere gidilen bir tarihi yaşıyor veya tanıklık ediyoruz. Özellikle yönetim kademesi olarak dilimize karşı hiçbir sorumluluğunuz yok mu? Sanatçıya konuşmalarında ve müziğinde Kürtçede ısrarcı olmasını şahsen defalarca söyledim. Ancak biriniz konuşamadınız sizce bu ayıp değimlidir? Piknikteki müziğin büyük bir bölümü Kürtçe idi oysaki o parçaların çoğunun sözleri kanlı bir isyanın yada direnişin kanla yazılmış şahidi ve tanığıdır. Ne yazık ki dil ve kültür yönüyle yozlaşmış bir eğlenceye meze olduğunu gördük. Bence kendi anadilinizle konuşmalıydınız çünkü siz bir kültür derneğinin yöneticilerisiniz. Bu yönüyle bilerek yada bilmeyerek yozlaştırıp bir kimliği bir dili yok etmek isteyenlere hizmet ediyorsunuz kendi kimliğinize dilinize ve kültürünüze hizmet etmiyorsunuz. Birileri bizim değerleri sinsice yok etmek için elinden gelen her türlü yöntemi deneyebilir ve yapıyorlar da ancak bizde en az onlar kadar kararlı net duruş sergilemeliyiz ki yaşatabilelim. Çünkü dernekleşerek kendi değerlerimizi yani bizi biz yapan tüm değerleri en temelinde de dilimizi yaşatmak için dernekleştik. Bu yönüyle siz bana göre oldukça başarısızsınız sizce öyle değimlidir?. Çinli filozof Konfüçyüs’e sorarlar: “Bir ülkeyi idare etmeye çağrılsaydınız, yapacağınız ilk iş ne olurdu?’’Konfüçyüs cevap vermiş: “İşe önce dili düzeltmekle başlardım. Çünkü, dil bozulursa kelimeler düşünceleri anlatamaz. Düşünceler iyi anlatılmazsa, yapılması gereken işler yapılmaz. Görevler gereği gibi yapılmazsa, töre ve düzen bozulur. Töre ve düzen bozulursa, adalet yoldan sapar. Adalet yoldan çıkarsa, şaşkınlık içine düşen halk ne yapacağını, işin nereye varacağını bilemez. Bunun içindir ki hiçbir şey dil kadar önemli değildir.” Sizde bir kültür ve dayanışma derneğini yönetiyorsanız önce kültürünüzün temeli olan dilinizi yaşatmakla bir şeyler yapın. Emin olun daha gayretli ve idealist insanlardan destek alırsınız ve daha iyiye gidersiniz. Dernek dendiğinde akla para toplamak veya piknikte masa masa dolaşıp para toplamak yada sıkıcı boyuta ulaşacak noktalara getirerek saat satmak değildir. Kendine bir kaynak oluşturmakta gerekir. Bu yönüyle siz önerdiğim davetiye dağıtma yerine mesajla bu işi çözmeye çalışın hem insanlara faydalı olursunuz hemde kendinize. Dolayısıyla kafayı hep para toplamaya değil heyecan verici daha kültürel faliyetlere yorarsınız diye düşünüyorum. Sevgi ve saygılarımla.

Dilaver Usanmaz (Derveye welat) 04.06.2014
Selamlar Istanbuldaki Dernegimizin-Üyeleriyle Köylüsüyle,dostlariyle,yapmis oldugu Yaza Merhaba Pikniginin-Olaysiz gecmesi ve Yaslilarimizin-Büyuklerimizin-katilmasi en cok bizleri sevindirmistir.Bekolarin" oyununa gelmemeleri! Bizleri dahada sevindirmistir.Eksikliklar olabilir, eksigiyle-artisiyle-kutluyorum-Eksikliklikleri; görerek-dahada Motavasyonu güclendirmek gerekir.Köylüsüna ayrimcilik yapmadan hizmet sizleri yüceltir-Bunu bildiginize Eminim-yanlis anlasilmasin-Ben bu yaziyi kimseye karsi veya Iltifat olarak yazmadim-Sade hislerimin-HISIYLE O-gunün sevinciyle yazdim-CUNKÜ SINOTLUYUM.Sinotlu olarak Dernek Üyesi olarak-Yönetimin Yazili edebyatinini begeniyor ve kutluyorm-Tesekkürlerimi-Ictenlikle Iletiyorum.Ez hemu hevale Komeleda ci´girtine silav;dikim-Je wera serketin..

Mustafa AYDIN (Gebze-Kocaeli) 03.06.2014
Herkese merhabalar. Öncelikle Sayın Sunay POLAT`a teşekkür ederim. Ben piknikle alakalı olarak kendimce bir değerlendirme yapacağım müsait olduğum en kısa zamanda sizi medeni bir şekilde eleştireceğim doğrularıda yanlışlarıda söyleyeceğim. Bununla birlikte burada size soracağım sorulara cevap verecek kadar medeni biri olduğunuzu düşünürek sorularda yönelteceğim.Görüşmek üzere.

Yaşar KEMAL (stenbol) 03.06.2014
Merhabalar :) yazım kaldırılmış ,teşekkürler kaldıran arkadaşlara (forum`daki duruyor orayada bir el atsınlar:).), en azından ikinci aşamaya geçme fırsatını kolaylaştırdılar.. Şunu toplum olarak öğrenemediğimizin bir göstergesidirki... saygı yaşa değil bireye,kİşiliğine,düşüncelerine aslında saygı YAŞAMA`dır... Önceki yazımda burjuvaya yüklenmiştim... hemen akabinde burjuvazinin yaşamdaki tipik ,kılasik bir olayı oluştu çabucak:))) burjuvazi hiç bir zaman olaylara direk olarak dahil olmaz onun yerine küçük burjuvazi vardır onlar birer piyondur burjuvaya yöneltilen bütün tepkilere eleştirilere birer kalkandırlar kendilerine gelmişçesine.. Simdi insana sorarlar toplumsal olaylarda, etkinliklerde cebinde meteliği olmadan ayaklarındaki ayakkabıları delik olmasına rağmen bu bütünlük ruhunu yaşamak için son gücüyle orada olanı; kimse görmezken var olan sermaye paralelinde insanlar değerlendirilir...soru 1) NEDEN?.. (cevabını herkes biliyor , söylemeyelim küçük burjuvazinin sansürüne uğruyor :)) Bırakın insanlar kendilerini ifade etsinler pasifleşmesinler... bırakın doğruları haykırsınlar pasifize etmek temelden toplumun en küçük yapısından başlar.. aile

SUNAY POLAT (ESENYURT ) 02.06.2014
Merhaba sevgili dostlar.1 Haziran 2014 tarihinde derneğimizin yaptığı yaza merhaba pikniğimizin yağmur olmasına rağmen Sinotluların birliğini ve beraberliğinin ne kadar güzel ve hoşgörü olduğunu katılımcılar bunu açık bir şekilde gördü.Dernek yönetimi olarak yaza merhaba pikniğimize katılan ve katılmayan herkese teşekkür ederiz. İyiki Sinotluyuz iyiki varsınız iyiki varız. Belkide dernek yönetimi olarak eksiklerimiz ve yanlışlarımız bilmeden olabilir bunu da siz saygı değer dostlara bırakıyoruz.Hatamız var ise özür dileriz.Sevgili dostlar hepimiz fark ettik İstanbul`da yaşayan yaşlı teyzelerimiz halalarımız amcalarımız dayılarımız bu yaşlılarımızın yaş ortalamaları 90 ve üstüdür. Musa dayı Musa Kaya Melahat hala Melahat Akçora Nebahat hala Nebahat Akçora Kevo hala Kevo Kaya Kazım amca Kazım Usanmaz pikniğe katılan diğer isimlerini sayamadığım büyüklerimizin orada buluşması bunlar bizim kültürümüzü ve komşuluk ilişkilerimizin en önemli varlıklarıdır.Derneğinde ve dernekçilikte bu kültürü örfü adeti ve bu gibi toplumsal birliğin sağlanmasına yükümlüdür. Yöneticiler A olur B olur C olur yani kim olursa olsun fark etmez önemli olan bu değerler için çaba sarf etmek.Gelmiş geçmiş tüm dernek yönetimcileride bu kültürümüz için çaba sarf etmiş ve insanları buluşturmak için tüm çabaları sarf etmişlerdir.Ettiğine de eminim. Fakat bu son piknikten de katılımcılar fark etmiş ve etmeli. Acaba ve neden diyorum katılımın toplumsal olarak topluma neden katılmamışlar.Bunun taktirinide size bırakıyorum.Bu gibi kültürümüzle ilgili üye olan fark ettiğimiz farkına varıpta birbirimizi medeni bir şekilde eleştirmezsek bizlerde üye olarak görevimizi yerine getirmeme hissini düşünüyorum. Saygılarımla.SUNAY POLAT( YÖNETİM KURULU ÜYESİ)

İSMAİL USANMAZ (GÜNEŞLİ) 02.06.2014
MERHABALAR HERKESE AHMET KARAKAŞ BİR ADET RESİM GÖNDERMİŞ MALESEF RESİM TAM OLARAK ACILMADIĞINDAN YAYINLAYAMIYORUM.BİRDAHA GÖNDERİRSE YAYINLARIZ VE KENDİSİ BİR KÖYLÜMÜZÜN TELEFO NO İSTEMİŞ İSTEDİĞİ KİŞİNİN NUMARASI MALESEF BİZDE MEVCUT DEĞİL.TEŞEKÜR EDERİM KENDİSİNE.

Efkan AKÇORA (GÜNEŞLİ- İST.) 01.06.2014
Arkadaşlar kültürümüzü yaşatmak adına derneğimizin çatısı altında derneğimizi temsil edecek bir folklor ekibi kurmak istiyoruz.Özellikle yöremize ait müzik eşliğinde oynayabilen gençlerimize öncelik veriyoruz. liste çalışmamız devam etmektedir.isimlerini yazdıran gençlerimiz 1-Ulvi POLAT 2-Ömer KARAKOÇ 3-Emrah KARAKAŞ 4-Murat YILMAZ 5-Davut DAŞDEMİR 6-Cüneyt KARAKAŞ 7-Davut DEMİR 8-Kıvanç KAYA 9-Uğur DAŞDEMİR 10-Levent DEMİR 11-Sercan AYDIN 12-Cemal PALAVAN 13-Cihan KARAKAŞ 14-Murat SARAÇ 15-Adem KARAKAŞ. Bu guruba katılmak isteyen gençlerimiz bize ulaşa bilirler .

Mustafa AYDIN (Gebze-Kocaeli) 30.05.2014
Herkese merhabalar. Öncelikle yaklaşan geleneksel yaza merhaba pikniğimizin mutlu, eğlenceli ve huzurlu geçmesini temenni ederim. Bunun dışında düğün ve davetiyeler konusunda bir düşüncemi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bildiğiniz gibi yaz ayları genelde düğün aylarıdır. Hemen her hafta bir iki düğünümüz oluyor. Bu düğünler beraberinde ciddi bir uğraş ve tatlı bir telaş getiriyor. Metropol yaşamının sıkıntılarınıda düşündüğümüzde gerçekten yorucu da oluyor. Ama bence bazı konularda yükümüzü mevcut imkanlarımızı kullanarak veya kullanımını ciddiye alarak hafifletebiliriz. Şöyleki; neredeyse İstanbul’daki bütün köylülerimiz derneğimize üyeler yine her köylümüzünde kullanmış olduğu bir telefon numarası var yine aynı şekilde her düğünde de dernek yönetimi belli bir ücret (yanlış bilmiyorsam 150TL) karşılığında numarası kayıtlı olan tüm üyeleri düğünlerden haberdar ediyorsa davetiye dağıtmaya ve dağıtmak için bir sürü zaman ve imkan harcamanın anlamı nedir acaba? Herkes kendi cep telefonuna gelen mesajı bir düğün davetiyesi olarak benimsese bu davetiyeler verilen paranın yarısını yada hepsini derneğe versek her düğün için bir adet mesaj yayınlasa kalan parayla da öğrenci bursuna bir kaynak oluştursa olmaz mı? Bizimde 31.05.2014 cumartesi günü düğünümüz var bizde bu geleneği bozmadık davetiyelerimizi ulaştırabildiğimiz herkese ulaştırmaya çalıştık ancak bu çalışmanın da aslında hep gereksiz olduğunu da şahsım adına düşündüm. Bu öneriyi maddi durumu olmayan bir köylümüz önermiş olsaydı belki farklı yerlere çekenler olabilirdi. Maddi durumu iyi olan birisi davetiye dağıtmadan böyle bişey söylemiş olsaydı onuda belki birileri farklı yorumlayabilirdi. Biz davetiyemizi de dağıttık ulaşabildiğimiz her kese vermeye çalıştık ancak doğru olmadığını da hep düşündüm. Eğer mesele dayanışma ise bunu sadece bir mesaja indirgemekte mümkündür. Böylece derneğe üye olmayanın böylesi dayanışmalardan da haberi olmayacaktır. Dernek yönetimide öğrenci bursu veya diğer konular için bir kaynak bulmuş olacak. Bununla birlikte düğün sahipleri de büyük bir yükten kurtulmuş olur diye düşünüyorum. Sevgi ve saygılarımla.

Dilaver Usanmaz (Derveye welat) 28.05.2014
Selamlar Degerli Facebook-Arkadaslarim ben sizlere, cevap vermiyor degilim-Facebook-i kulanmayorum-Bir zamna kadar kulanmiyacagim-Lütfen beni yanlis anlamayin-Tüm arkadaslarimi Ayri-Ayri selamliyorum basarilar diliyorum.Hevalno min´biborinin,le demeki´ ez Facebook-da Ninim-ji wera serketin-Roja´we Sirin Bimese-Insallah-Silav.

Dilaver Usanmaz (Derveye welat) 25.05.2014
Selamlar 1-Haziran-2014-Yaza Merhaba Piknigimizin Tüm Sinotlular Icin Hayirli olmasini diler birlik ve beraberlikle tek yurekle Sonuclanmasini diliyoruz.Insallah Kitleye birlik mesaji verilir.O-Gumü-Özüne dayali Kültürüne yakisir bir Sölen havasinda gecmesini arzuluyorüz.O-Güzel gunü lekelemek istiyenler olabilir-Kendim acimdaki entisemin, biri-Sorumlu Arkadasla-Ricam-Beko tarzi gelismelere, dikkat!!Edilmeli.Ikincisi-Sistemin Kirli siyaset, yüzüne birligimiz: peskes edilmemeli-Bir Arkadasimiz bir yazisinda biraz deginmisti-önemli görüyorum.Önemli olan Yönü-Halki Icin bedel ödiyen-Yapiyla baglarini güclendirmek!Yane hercesit Emege-bedele, Saygi-Parti Cikarlari degil Insan Adalet yönünü Ele´almaliyiz.Piknige katilan Tüm köylülerimi Selamliyorum ve MERHABA DIYORUM basarilar diliyorum.Ez Seyrana Gele Gundiye´xa Piroz dikim´je wera Serketin´be-Hezar Selav-Civane Mera...Hestirane we´Xasteke; Mene...Roja we Sirinbe.

SUNAY POLAT (ESENYURT ) 25.05.2014
Merhaba sevgili dostlar.1 Haziran 2014 tarihinde Taşdelen Piknik Alanında Yaza Merhaba Pikniğimiz bilindiği gibi her yıl yapılmaktadır.Dostlar köylülerimizin yoğun ikamet ettikleri her semtten belediyeden araçlar kullanmak için semt temsilci arkadaşlarla irtibata girebilmemiz için semtlerdeki görevli arkadaşların telefon numaralarından ulaşabilirsiniz. Başkan:Celil KAYA : 0505 249 32 68 (ESENYURT AVCILAR BÖLGESİ) Sunay POLAT : 0532 712 72 84 (GÜNEŞLİ BAĞCILAR ŞİRİNEVLER BÖLGESİ ) Gültekin ÖZYILDIRIM :0542 643 48 37 İsmail USANMAZ :0545 499 92 73 Ali Sultan TAŞDEMİR : 0535 337 92 36 (ÜMRANİYE ÇENGELKÖY VE YAKINLARI) Ahmet AKÇORA :0532 496 33 73 Refat DEMİR : 0535 950 78 57(SULTANBEYLİ SAMANDIRA VE BÖLGESİ) Tekin KARAKUŞ : 0536 480 70 39(GEBZE VE BÖLGESİ) Ekrem USANMAZ : 0538 632 83 12 Bu arkadaşlarla irtibata geçilirse daha rahat piknik alanına ulaşmanız sağlanır.Ayrıca İstanbul dışında ki Türkiye`nin değişik illerinden ve Avrupada yaşayan tüm köylülerimiz Almanya derneği ve Ankara derneği pikniğimize davetlidirler. Sevgilerimizle YÖNETİM KURULU

ekrem usanmaz (GEBZE) 22.05.2014
saygı deger samandöken köylulerımız bildıgınız gıbı aramızdan ayrılan kardeşım olan gultekınin pazar gunu mevlidı var ve tum halkımız davetlıdır.

rebiwar akçora (gebze) 19.05.2014
YERYÜZÜNDEN NOTLAR.. Soma Holding`in patronu Alp Gürkan kısa süre önce medyaya yaptığı açıklamalarda kömür üretim maliyetini çok düşürdüklerini söylüyor ve kira bedeliyle birlikte devletin 130-140 dolara ürettiği kömürün tonunu üstelik kira bedeli de ödemelerine rağmen 24 dolara kadar indirdiklerini söylüyordu. Son 10 yılda maden sektöründe 1 numara haline gelen Soma Holding inşaat alanında da hızlı büyüme gösterdiği ve İstanbul’da dev inşaat işlerine girdiği biliniyor. Doğal olarak şimdi herkesin aklına 300’e yakın insanın hayatını kaybetmesinin bu maliyet azaltımı ile bir irtibatının olup olmadığı sorusu gelmekte. Maliyeti düşürmek için gereken iş güvenliği tedbirlerinden feragat edilip edilmediği şüphesi akıllara takılmakta. Tam da böylesi bir ortamda Başbakanın çıkıp işin tabiatının bu tür kazalar yaşanmasına açık olduğunu söylemesi ve başka ülkelerde yaşanmış maden kazalarını da örnek vererek Soma faciasının olağan sayılması gerektiğini ima etmesi gerçekten çok kötü ve izah edilemez bir görüntü oluşturdu. Üstelik de Başbakanın geçen yüzyıldan örnekler sıralayarak tezini delillendirmeye kalkışması ciddi bir sıkıntı kaynağıydı. Bu aşamada Enerji Bakanı Taner Yıldız gibi, Başbakanın da daha soğukkanlı bir tutumla acılı insanların duygularını dikkate alan bir tutum izlemesi gerekirdi. Felaketin sorumlularının mutlaka hesap vereceklerine dair kamuoyuna bir güvence vermeye çalışması beklenirdi. Oysa bu kadar büyük bir facia karşısında takındığı bu polemikçi tavırla Başbakanın hiç gereği yokken adeta Soma Holding’in savunuculuğunu üstlenmiş bir görüntüyle kamuoyunun karşısına çıkması mağdurların acılarını artırırken, istismarcılara da hiç ummadıkları kadar büyük bir malzeme sundu! SOMA`lı kardeşlerimize Allahtan rahmet, kalanlarına başsağlığı diliyorum.

rebiwar akçora (gebze) 19.05.2014
yer altından notlar.. bu ülkenin kara tarihi ve kara bahtlarına çalım atanlarına inat yeryüzünde sıcak bir tebessüm olabilmek için hınca hınç çalışmaktır madenciler. bir yafta değildir bu kendilerine verilen isim. sanal taleplere sanal dünyalara inat karaya vurur madenciler. allah rahmet etsin emekçilere. maden ocağında karınlarını doyurmak ve ahalisine mutlu bir gelecek miras bırakmak içindir bu çalışmaları şüphesiz. kim ne diyebilir ki. ancak 301 rakamı öyle hafife alınmayacak sayısal bir nicelikten öte, etten ve kemikten olan, duygu yüklü canlı insanca bir niteliğe sahiptir. işte bu rakam üzerinden ayrıca bir siyasi propaganda yürütmek, sadece 301 kişinin değil, saş kalanları da öldürmek demektir. hükümetin adı ne olursa olsun, sevenleriyle ve sevmeyenleriyle hükmetme yetisini elde tutuyorsa artık 76 milyonun da hakkını elde tutuyor demektir. o halde hesap vereceği tek merci halkın kendisidir. biz 301 kişinin ölümüne ve belki de devam edecek ölümlere sebeb olan ihmallerin ortadan kalkmasına ve bunun da bir hesabının olduğuna hükmedicileri inandırmak ve uyarmak zorundayız. burada hesabı görülmeyen bir davanın mahşerininde olduğunu ve gerçek hükmedici karşısına çıkarılacaklarını onlara yüksek sesle haykırmalıyız. belki bu sarf ettim cümleler de bir siyasetin ve politikanın ucuz manevraları gibi görülecektir. ancak bir gerçek var ki insan emeğinin karşılığında duran hiçbir şey yoktur. geri kazanılması zaten söz konusu dahi olamaz. o halde ekonominin, siyasetin, sanatın merkezinde olan insanın, insanca yaşamı asla gözden kaçırılamaz. eğer alımlı ve ılımlı bir türkiye istiyorsanız, işçinin nazının ve cilvesinin karşılığı rahat uyku,sefil olmayan bir yaşam ve düşünce özgürlüğüdür. ancak dünya adına işçi olarak baktığı "yığınlara" kendi dünyalarının köleleriymiş gibi davranmaya devam ediyor. işçi ölümlerinin nedeni ve ihmalleri konusulmazken, kaybedilen değerden dem vuruluyor. halen köşe başlarını tutmuş gazeteci çeteler, oh olsun...diyecek kadar insanlığından olabiliyor. aslında yazılacak söylenecek çok şey var. ancak yaşabilecek çok az ve mekanımız var. eğer biz dünyanın işçilerine rahat ve huzur yoksa, siz siz dünyanın "domuz patronlarına" da gün yüzü yok. "artık yığınların o yavaş ve yavan ayaklanma saati geldi. insanların, işçilerin mutlu olduğu doğru değil. zira gökler ülkesi ineklerindir. NİETZSCHE

mehmet aydın (hoca) (Trabzon Of) 19.05.2014
Tüm Köylülerimi selamların en mükemmeli olan Selamun Aleyküm ile selamlıyorum.Gerek dernek olarak gerek muhtarlık olarak yapılacak tüm faydalı hayırlı olan çalışmaların yanında yer alacağımızı belirtirim.Bu konularda uzman olan hukuki kanunlara vakıf kişilerin çalışmalarına bakılmalıdır.Daha önce emsal teşkil edecek olan mahkeme sonuçlarına da bakılmalıdır.Sonra en öncelikli olarak köyün kadastro çalişmaları önceliklı olmalı veya ikisi birleştirerek çalışma yapılmalıdır.Çünkü daha önce olan köyümüzün kadastro sorununu çözmek öncelikli olmalıdır..Şuan herkes yayla yapabiliyor veya yaylaya tüm köy olrak göç edilebiliyor.

Dilaver Usanmaz (Derveye welat) 19.05.2014
Selamlar Sayin Sunay Polatin belirledigi durum-yane Yaylamizin Deva asamasina gelinen boyutuyla-Maliyet durumu-Kendi görüsümu acikliyorum-Köylüce Tevze katilmali.Köyde arazisi olan her komsu Tevze katilmali.Hane sayisina göre-Esit degil Madi duruma göre ev basina Miktarini belirlemekle olur.Ilk etapta-Her familyanin Kanahat öncüleriyle Toplanti yapilmali.Istanbul Dernegimizin Köy yönetimiyle Irtibatli olmali-Türkiyenin Her sehirinde yasiyan köylülerimize Ulasilmali-Hemen gec olmada Istanbuldaki Komsularla, Kurulacak Komsuyon bunyesinde göreve baslamali,diye dusunuyorum-Benim görüsüm bundan, ibaret!Ilede benim görüsumun-söylemi, olacak diye bir dayatma icinde degilim-Her sorumluluk tasiyacak komsularima basarilar dilerim.We hemuyanra Serketin´be-Cinarno-Yekit´ya me,herdem bemese-Insallah.

İSMAİL USANMAZ (GÜNEŞLİ) 19.05.2014
MERHABA GENÇLER GELENEKSEL PİKNİK`TE FOKLOR EKİBİ KURMAK İSTİYORUZ BU KONUDA DUYARLI BU İŞİ BEN YAPARIM VE YAPIYORUM DİYEN ARKADAŞLAR GENÇLER PİKNİK GÜNÜ BEYAZ GÖMLEK SİYAH PANTOLON GİYİP GELİRLERSE SEVİNİRİZ BU FOKLOR EKİBİNİ ORGANİZE EDEN EFKAN AKÇORA`YA TEŞEKÜR EDERİZ FOKLOR EKİBİNDEN OYNAMAK İSTİYEN HERKES PİKNİK GÜNÜ EFKAN AKÇORAYLA İRTİBATA GEÇEBİLİRLER

SUNAY POLAT (ESENYURT ) 17.05.2014
Merhaba sevgili dostlar yaylalar hakkında dernek yönetimi olarak derneğin bu konuda yaptığı çalışmalar ve yapacağı çalışmalardan birazda olsa sizlere bilgi vermek istiyoruz.Sevgili dostlar hepimizin bildiği gibi köyümüzün yaylası kadastro çalışmaları sırasında mera olarak kayıtlara geçmiştir buda devletin koruması altındadır. Ama ne yazık ki halen daha bazı komşularımız akrabalarımız bunu köyün merası olarak idda ediyorlar. Arkadaşlar meralar devletin koruması altındadır. Tıpkı sit alanların korunduğu gibi mera gibi yerler kesinlikle imara açılmaz. Kalıcı yerleşim yeri olarak ev yada bina yapamazsın çünkü böyle bir kanun yok. Zaten meraya tecavüzden dolayı devlet tüm yayla sahiplerine dava açmış davayıda devletin kazandığını yayla sahiplerine bildirmiş ve bildirecek. İlerleyeN yıllarda ne olacağını bizler bilemeyiz tekrar belirtmek istiyoruz meralar devletin koruması altındadır yerleşim alanlara ve imara açılan yerler değildir. Bunları hukukçular söylüyor bunlar ön görü yada fikir değildir.Sevgili dostlar muhtarımız sayın Cayim Akçora 07.05.2014 tarihinde Ardahan Valiliği İl Tarım Gıda Komisyon Başkanlığına bir dilekçeyle başvuruda bulunmuştur.Bizlerde dernek olarak elimizden geleni yapma çabasındayız.Dostlar bizim buraya yazdıklarımızı hukukçu köylülerimizden bilgileri alarak sizlerle bunları paylaşıyoruz.Sayın savcı Tayfun Kaya`da hukuki boyutta köy muhtarını ve dernek yönetimini bilgilendiriyor. Kendilerine teşekkür ederiz. Sevgili dostlar 2-B Orman yasasına yakın yeni bir yasa da Tarım arazileri ile ilgili mecliste çıkmış. Bu yasa da bize şöyle bir avantaj sağlıyor. Eğer mera vasvını yitiripte hazineye geçerse hukukçuların söylemlerine göre bizim yayla kanuni olarak biraz daha kolaylıkla dava açma gibi bir avantaj kazanır. Bu yasayla ilgili bilgiyi bize Ardahan Milletvekili profösor Doktor Orhan Atalay verdi. Bahsi geçen tarım arazilerin eğer hazineye ait ise yani maliye bakanlığının bünyesinin altındaysa köy tüzel kişi adına satın alınabilir yada 49 yıllığına kiralanır.Şimdi bizim yaylalarında meralıktan çıkarılıp hazineye verilmesini istiyoruz ki geçen haklara sahip olması için. Sevgili dostlar köylümüz Barış Akçora hepiniz biliyorsunuz ki Ardahan kadastrosunda 20 yıldır çalışıyor mera ve hazinenin ne olduğunu Barış bey daha iyi bilir. Bu konuda zaten kendisi de hem dernek yönetimine hemde köy muhtarına yardımcı oluyor ve bizleri sürekli bilgilendiriyor. Sevgili dostlar eğer dilekçemizin sonucu olumlu sonuçlanırsa bu dava aşamasına girecek bir maliyet gerektirecek. Bu maliyetin maddi boyutuna nasıl aşacağız ne yapalım dernek olarak nasıl katkı sunarız.Derneğin ötesine geçip Samandökenliler olarak neler yapabiliriz. Bu konuda samandökenliler olarak fikirlerinizi sitemizin web sayfasında belirtirsek bizlerde dernek olarak sizin sözlerinizin doğrultusundan hareket ederiz. YÖNETİM KURULU

Dilaver Usanmaz (Derveye welat) 16.05.2014
Serxasi-Xaltiya Zinet ü Xuska Isminaz-Cune Dunya heq Xuda Ciywan Cennetke Sere Malbate ü Pismame wan Xasbe.

SUNAY POLAT (ESENYURT ) 15.05.2014
Bir avuç kömür için bir ömür veren bütün maden emekçilere Allah`tan rahmet yakınlarına sabır diliyoruz.Yaralı madenci emekçilere acil şifalar dileriz. YÖNETİM KURULU


 
 

İSTATİSTİKLER



İstatistikler Yükleniyor ..!

Bu Site Samandöken Köyü  Kültür ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Tarafından tüm samandökenlilerin hizmetine sunulmaktadır.

 Anasayfa 

 Forum 

 Köylülerimiz 

 SÜLALERİMİZ 

 DÜĞÜNLERİMİZ 

 Foto Albüm